Hergün TV Hava Durumu E-Gazete İlanlar
GÜNDEM

AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliği bir referans noktası haline gelmiştir. Siyasi nitelik açısından Türkiye belki de NATO toplantılarının en kritik olanını g...

Tarih27 Temmuz 2026 19:46 Okuma7 dk Görüntülenme7
AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliği bir referans noktası haline gelmiştir. Siyasi nitelik açısından Türkiye belki de NATO toplantılarının en kritik olanını gerçekleştirmiştir." dedi.

Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Çelik, AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında 1-14 Ağustos tarihleri arasında partisinin Türkiye'ye kazandırdığı hizmetlerin mukayeseli olarak çeşitli videolarla, kliplerle ve görsellerle paylaşılacağını, AK Parti il başkanlıklarında vefa toplantıları yapılacağını ve ahirete irtihal eden partililer için dualar okunacağını söyledi.

Partisinin 25 yılını anlatan bir almanağı vatandaşlarla paylaşacaklarının bilgisini veren Çelik, "Bu 25 yıl bunları yaptık, bundan sonraki 25 yıl için ülkemiz için ne düşünüyoruz? Bundan sonrası için Türkiye için Türkiye Yüzyılı için neler düşünüyoruz, onlarla ilgili de bir çalışma yapıyoruz. Onları da sizinle bu çerçevede paylaşacağız." diye konuştu.

"Üyelik ailemize gölge düşürmeye çalışanlar olduğunu görüyoruz"

Çelik, son zamanlarda partisine üyeliklerle ilgili kamuoyunda bazı tartışmalar olduğunu belirterek, şunları kaydetti

"Bazı isimler, kendilerinin habersiz olarak üye yapıldığını söylüyorlar. Kendisinin haberi olmadan 'Ben üye yapıldım' diyenlerin bunu genel merkezimize bildirmesinden memnuniyet duyarız. Bunlar dijital sistemler olduğu için zaman zaman burada açıklar olabiliyor. Bunları güncellemeye çalışıyoruz, öyle bir şey olduğu zaman da siliyoruz. Buradan sanki bizim büyük üyelik ailemize bir gölge düşürmeye çalışanlar olduğunu da görüyoruz. Biz, milletimizin büyük teveccühünü görüyoruz. Teşkilatlarımız arasında her ay en çok üye yapma konusunda büyük bir yarış var. 12 milyona ulaşan üye sayısıyla Cumhuriyet tarihinin rekorlarına imza atıyoruz. Bugün de açık ara en öndeyiz o sebeple milletimizin teveccühüne bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz. Bugün 14 Ağustos'u kutlarken, 'Milletimizle çeyrek asır, Türkiye geleceğe hazır' teması çerçevesinde bütün bu şemsiyeyi kurmaya çalışacağız. Bu üyelik için çıkan haberleri büyük bir hassasiyetle takip ettiğimizi ifade etmek isterim."

"Türkiye belki de NATO toplantılarının en kritik olanını gerçekleştirmiştir"

AK Parti Sözcüsü Çelik, konuşmasının devamında NATO Ankara Zirvesi'nin dünyada ses getirmeye devam ettiğini ifade etti.

Zirveyi, organizasyon, siyasi ajanda, siyasi ajandanın Atlantik ittifakı ve dünyadaki sıkıntılara, meydan okumalara etkisi bakımından mukayese ettiğini aktaran Çelik, "Bu sadece Türkiye'de ortaya konulan bir iddia değil, belki de NATO tarihinin en büyük toplantılarından bir tanesiydi." değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, ABD'nin, NATO'daki savunma harcamaları konusunda Avrupa Birliği üyesi ülkeleri eleştirmeye başlamasından sonra "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti" diyenler olduğunu ancak zirveyle "NATO'yu nasıl koruruz?" şeklinde bir performans üretmeye başladıklarını dile getirdi.

Zirveyle ilgili "Atlantik ittifakı çatlayacak mı?", "ABD ile Avrupa arasındaki fay kırığı tamamen birbirinden kopan iki parçaya mı dönüşecek, yoksa birtakım yakınlaşmalar söz konusu olabilecek mi?" şeklinde sorular olduğunu belirten Çelik, şu ifadeleri kullandı

"Burada kritik konu Başkan (Donald) Trump'ın zirveye katılıp katılmamasıydı. Başkan Trump, 'Ben bu zirveye katılmayacaktım ama Başkan Erdoğan'ın daveti üzerine katılıyorum' dedi. Bu da bir kere daha gösterdi ki, Atlantik ittifakı açısından esasında çok daha büyük krizleri, ayrışmaları doğuracak bir zirve söz konusu olabilecekken, belki de önemli liderlerin katılmadığı, 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti' diyenlerin bir analiz olarak söylediklerinin fiilen hayata geçtiği bir zirve olabilecekti. Bunu engelleyen şey Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ev sahipliği, Türkiye'nin ev sahipliği oldu. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderlerle görüşmelere katıldığımızda gördük ki, Türkiye öyle bir noktaya gelmiştir ki, nerede dünyada bir mesele varsa, dönüp Sayın Cumhurbaşkanı'mıza, 'Siz buna nasıl yardımcı olabilirsiniz?', 'Siz buna nasıl katkı sağlayabilirsiniz?', 'Bu konudaki değerlendirmeniz nedir, bunu almak isteriz' diye. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliği bir referans noktası haline gelmiştir. Siyasi nitelik açısından Türkiye belki de NATO toplantılarının en kritik olanını gerçekleştirmiştir."

Çelik, gerek organizasyon gerek konukları ağırlama açısından tüm detayların düşünüldüğüne dikkati çekerek, şöyle devam etti

"Bunda en büyük emek, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın talimatları doğrultusunda görevlendirildi, Özel Kalemi Büyükelçimiz Prof. Dr. Hasan Doğan'ın çok büyük bir katkısı vardır. Bütün organizasyonu 1 yıl boyunca en ince ayrıntılarına kadar takip etti. Ekibiyle bütün devlet kurumlarını koordine ederek, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı'nın büyük katkıları oldu. Yine Cumhurbaşkanlığı'ndaki yetkili arkadaşlarımızın büyük katkıları oldu. Sayın Hasan Doğan'ın bu büyük organizasyonuyla en ufak meselenin bile atlanmadığı, her şeyin aşırı düşünüldüğü bir tablo ortaya çıktı. Buradan da Hasan Doğan Bey'i tebrik ediyoruz. Yıllardır NATO'dan tanıdığımız arkadaşlarımız, 'Detayı değil, detayın detayını da düşünmüşsünüz' noktasında takdirlerini bildirmiş oldular. Hala da liderlerin ülkelerine döndükten sonra yaptıkları açıklamalarda, Cumhurbaşkanı'mızın ev sahipliğinin ve Türkiye'nin burada kurduğu siyasi denklemin Atlantik ittifakının geleceğini kurtarmak açısından kritik olduğu ifade edilmeye devam ediliyor."

"Bütün bu meseleleri diplomasi masasında çözecek bir iradeyi ortaya çıkaralım"

Batı Trakya'daki Türk azınlığın büyük haksızlıklara uğradığını ve durumlarını yakından takip ettiklerini belirten Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nden Batı Trakya Türklerine selam ve saygılarını iletti.

Çelik, Yunanistan makamlarının Batı Trakya'daki Türk azınlığın hayatını zorlaştıran birtakım kararlar aldığını savunarak, şöyle konuştu

"Şimdi Türk azınlığa ait 8 ilkokulu kapatma kararı aldılar. Bu kararların hiçbirini doğru bulmuyoruz ve bunları reddediyoruz. Bu aldıkları kararla azınlık ilkokullarının sayısı 76'ya düştü. Kayıt olmak isteyenlere engelleme çalışmaları yapıldığını görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı'mız Başbakanken, oraya gittiğimizde kendi gözlerimizle de gördük. Bu doğru bir şey değil. Başbakan Miçotakis, 'Bu gerginliklerden yoruldum' diyor. Bu gerginliklerin ilanihaye sürmesi kimsenin faydasına değil. Hele ki eğitim konusunda böyle bir şey yapılması, sürekli olarak bir asimilasyon baskısının Batı Trakya Türkleri üzerinde kurulması doğru değil. Büyük güçler bugün var yarın yok. Denklemler bugün var yarın yok. Denklemler değişir, şartlar değişir ama günün sonunda Adalar Denizi'ni Yunanistan ile paylaşmaya devam edeceğiz ve sürekli karşı karşıya kalacağız. Nasıl ki depremlerde birbirimizin yardımına koşuyoruz, o yardıma koştuğumuz ruhla diplomasi masasına oturalım ve sahada fiili durumlar yaratmasın Yunanistan. Bütün bu meseleleri diplomasi masasında çözecek bir iradeyi ortaya çıkaralım."

"AB, kendisini hiç ilgilendirmeyen bir işle uğraşmış oluyor"

Devrik Beşşar Esed rejiminin ardından Suriye'nin istikrarını aradığını kaydeden Çelik, istikrarı ararken de kuvvetli bir biçimde siyasi yenilenmesini sağlamaya çalıştığının altını çizdi.

Çelik, Suriye Halk Meclisi toplantısının Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara başkanlığında gerçekleşmesinin Suriye için son derece kıymetli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti

"Uluslararası toplumu, İsrail'in Suriye'yi istikrarsızlaştırıcı çabalarına karşı uyarıyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres, İsrail'in Suriye içinde işgal ettiği toprakların doğrudan Suriye'nin egemenliği altında olduğunu net bir şekilde ifade etti. O sebeple Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya devam edeceğiz."

Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun, Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'yu Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak görevlendirmesiyle ilgili, "AB aslında kendisini hiç ilgilendirmeyen bir işle uğraşmış oluyor." değerlendirmesinde bulunan Çelik, şunları kaydetti

"Avrupa Birliği herhangi bir çözüm olmadan Bürgenstock Zirvesi'nde Türk tarafı 'evet', Rum tarafı 'hayır' demişken ve 'Bir ülke sınır sorunlarını halletmeden herhangi bir şekilde Avrupa Birliği üyesi olamaz.' ilkesi varken tuttu güneydeki Rum kesimini Avrupa Birliği'ne aldı. Ve bugünkü büyük sorunların başlangıcını oluşturan aslında Avrupa Birliği'dir. Dolayısıyla, tarafsızlığını kaybetmiştir ve bu sorunların başlangıcını oluşturan bir adım atmıştır. Bundan sonra özel temsilci atayarak çözeceği herhangi bir sorun yoktur. Dolayısıyla, bu konular diplomasi temelinde konuşulmaya devam edecek."

Çelik, bir gazetecinin, TBMM'de yürütülen "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin "çerçeve yasa" çalışmalarının yasama yılı sona ermeden tamamlanıp tamamlanamayacağına ilişkin sorusu üzerine, şu yanıtı verdi

"Takvim iyi gidiyor. Burada üç günden, beş günden bahsetmiyoruz. Şöyle bir irademiz var, Meclis kapanmadan bu yasayı çıkaracağız. Bu hafta mı olur, bu haftadan biraz sonraya mı sarkar, çalışma devam ediyor. Önemli olan nitelikli bir şekilde iyi çalışılmış, ince işçiliği yapılmış bir şey olsun. Bazen umduğunuzdan daha erken de gerçekleşebilir. Yani kafanızdaki takvimden daha erken de gerçekleşebilir. Bazen 3-5 gün sarkabiliyor. Temel irademiz şu, bu yasayı yüce Meclis kapanmadan çıkarmak için biz gayret edeceğiz. Genel mutabakatın da bu şekilde olduğunu görüyoruz."

Ömer Çelik, CHP'den ayrılan Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin kurduğu Yeni Parti'ye ilişkin değerlendirmesi sorulması üzerine, eskiden "Alacakaranlık Kuşağı" adında bir dizi yayınlandığını anımsatarak, CHP'deki gelişmeleri ona benzettiğini söyledi.

CHP'deki iç çatışmanın başka zeminlerde ve farklı formüllerle sürdüğünü ifade eden Çelik, siyasi partilerin demokrasi için vazgeçilmez, siyasi hayatın ise temel sütunlarından olduğunu kaydetti.

"Ortada yeni denecek herhangi bir şey yok"

Çelik, herhangi bir partinin meşru siyaset alanına ve temiz siyaset anlayışına ne ölçüde katkı sunduğuna bakılması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti

"Buradan baktığınızda yenisiyle eskisiyle birbirini suçlamaya devam ediyor. Ben, en başta bir şey söylemiştim tüm bu olaylar başladığında. 'Bizi, AK Parti'yi bu işin içine karıştırmayın. Bu iddiaları ortaya atanlar CHP'li. Suçladıkları kişiler CHP'li. Bu eylemleri gerçekleştirmekle ilgili olarak savcılığın delillere ulaştığında iddianame konusu olan kişiler CHP'li. Bunun bizimle bir ilgisi yok, bu mesele sizin kendi meseleniz. Bununla yüzleşin.' demiştim. Burada dönen mesele neyin etrafında dönüyor? Herhangi bir şekilde eski siyaset, yeni siyasetin etrafında dönmüyor. Altı oktan yana mısın, altı oka karşı mısın? Oradan dönmüyor ya da Türkiye'de bir sosyolojik ihtiyaç var da şöyle bir parti olmalı gibisinden bir yaklaşımın etrafında dönmüyor. Bu, yolsuzluklar ve skandallar konusunda CHP'nin bir kanadının tavrıyla diğer kanadının tavrı arasındaki farklılıktan ortaya çıkan bir şey. Dolayısıyla ortada yeni denecek herhangi bir şey yok. Çünkü, önceki tartışma kapanmış değil. Yani eski bir tartışma daha önce CHP içindeki iki kanat arasında devam ederken bugün CHP kökenli iki parti arasında devam etmiş oluyor. Dolayısıyla biz şuna bakarız bir siyasi partinin anlamlı olması için. Meşru siyaset alanına katkı için söylediği nedir, temiz siyaset alanına katkı için söylediği nedir?"

Ömer Çelik, AK Parti'nin kuruluş yıl dönümü kapsamında herhangi bir sürpriz hazırlığı bulunup bulunmadığının sorulması üzerine, "Bir tane değil, 1 Ağustos'tan 14 Ağustos'a kadar bir sürü sürpriz göreceksiniz. Bir günde kutlamayacağız 25. yılımızı. 1 Ağustos logomuzun ilanından başlayarak o zamana kadar bir sürü sürprizimiz olacak. 1 Ağustos'tan 14 Ağustos'a kadar hem burada hem de Türkiye genelinde yoğun bir faaliyetle bunu kucaklayacağız. En son Sayın Cumhurbaşkanı'mızın konuşmasıyla ki o konuşmaya bütün vatandaşlarımızı davet ediyoruz, bunu taçlandırmış olacağız." dedi.

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında partiler arasında sağlanan mutabakat ve bu kapsamda grup başkanvekillerinin bir araya gelip gelmeyeceğine ilişkin soru üzerine de Çelik, "Biliyorsunuz, prensipler tartışması var. Prensiplerin ete kemiğe bürünme çalışması var. Dolayısıyla bu 3 günde mi biter 7 günde mi biter, yaptığımız tartışma bu. Ama bunu çok uzun zaman diye düşünmeyin. Esas olan, Meclis kapanmadan bunun çıkarılacak olmasıdır. " değerlendirmesinde bulundu.

(Bitti)

Toplam okuma süresi0 dk · 0 oturum
Sıradaki HaberMSB'den FIVB Milletler Ligi şampiyonu A Milli Kadın Voleybol Takımı'na özel video klip

Yorumlar

0 yorum