YEREL GÜNDEM

Canpolat’tan Çerçeve Yasa Mesajı: “Eşit Yurttaşlık ve Kalıcı Barış”

Tarih10 Ağustos 2026 15:08 Okuma4 dk Görüntülenme64
Canpolat’tan Çerçeve Yasa Mesajı: “Eşit Yurttaşlık ve Kalıcı Barış”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Çerçeve Yasa’ya ilişkin değerlendirmesinde eşit yurttaşlık, demokrasi, hukuk devleti ve toplumsal barış vurgusu yaptı. Canpolat, Türkiye’nin farklı kimlik, kültür ve inançların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği güçlü bir demokrasiye ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülen Çerçeve Yasa kapsamında sosyal medya hesabından kapsamlı bir değerlendirme paylaştı. Canpolat açıklamasında, toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi için eşit yurttaşlık, adalet, demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarının temel alınması gerektiğini ifade etti.

Canpolat, güçlü bir devlet yapısının yalnızca ekonomik veya askeri kapasiteyle ölçülemeyeceğini belirterek, adalet ve toplumsal huzurun da ülkelerin geleceği açısından belirleyici olduğunu vurguladı.

“Gerçek güç, farklılıkları ortak zenginlik olarak görebilmektir”

Türkiye’nin tarih boyunca farklı kültürlerin, kimliklerin ve inançların bir arada yaşadığı bir coğrafya olduğunu belirten Canpolat, toplumsal çeşitliliğin ayrışma nedeni değil, ortak bir zenginlik olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Canpolat değerlendirmesinde, Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkesler, Araplar, Boşnaklar, Gürcüler, Aleviler, Sünniler ve farklı toplumsal kesimlerin aynı ülkenin eşit ve onurlu yurttaşları olduğunu ifade etti.

Bu yaklaşımın Cumhuriyet’in vatandaşlık anlayışının temel unsurlarından biri olduğunu belirten Canpolat, vatandaşların kökeni, dili, inancı, mezhebi veya yaşam biçimi nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiğine dikkat çekti.

Eşit yurttaşlık vurgusu

Canpolat, eşit yurttaşlığın yalnızca anayasal bir ilke olmadığını, aynı zamanda toplumsal güven ve ortak aidiyet açısından da büyük önem taşıdığını belirtti.

Herkesin hukuk önünde eşit olduğu, bireylerin kimliklerinden dolayı dışlanmadığı ve fırsat eşitliğinin güvence altına alındığı bir toplumsal düzenin demokratik yaşamın temelini oluşturduğunu kaydeden Canpolat, vatandaşların kendilerini devlet ve toplum içerisinde eşit ve güvende hissetmesinin kalıcı huzur açısından kritik olduğunu ifade etti.

“Barış yalnızca silahların susması değildir”

Çerçeve Yasa kapsamında barış kavramına da değinen Canpolat, gerçek barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sınırlı olmadığını belirtti.

Canpolat’a göre kalıcı barış; hukukun üstünlüğünün sağlandığı, insan haklarının korunduğu, adaletin tarafsız biçimde işlediği ve vatandaşların geleceğe güvenle bakabildiği bir düzenin kurulmasını gerektiriyor.

Barışın toplumsal yaşamın her alanına yansıması gerektiğini belirten Canpolat, çocukların korkusuz büyüyebilmesi, gençlerin gelecek kaygısının azalması, kadınların güven içerisinde yaşaması ve emekçilerin daha iyi yaşam koşullarına ulaşmasının da barışın önemli unsurları olduğunu ifade etti.

Barış ve ekonomik kalkınma ilişkisi

Canpolat açıklamasında toplumsal huzur ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiye de dikkat çekti. Çatışma ve istikrarsızlık ortamlarının yatırımların azalmasına, üretimin düşmesine, beyin göçünün artmasına ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına yol açabileceğini belirten Canpolat, huzur ortamının ise ekonomik ve sosyal gelişmeyi destekleyeceğini söyledi.

Barış ortamında bilim, eğitim, üretim, yatırım ve sosyal refahın güçlenebileceğini ifade eden Canpolat, Türkiye’nin geleceği açısından toplumsal huzurun ekonomik kalkınmayla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Demokrasi yalnızca seçimlerden ibaret değil”

Demokrasinin yalnızca sandıkta oy kullanmaktan ibaret olmadığını belirten Canpolat; çoğulculuk, katılımcılık, şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğünün demokratik sistemin temel unsurları olduğunu ifade etti.

Farklı görüşlerin özgürce dile getirilebildiği, basının bağımsız hareket edebildiği, yargının tarafsızlığının güvence altında olduğu ve kamu yönetiminin hesap verebildiği bir sistemin vatandaşların devlete duyduğu güveni güçlendireceğini belirtti.

Canpolat, hukuk devletinin temel özelliğinin “güçlünün değil, hakkın üstün olduğu bir düzen” olduğunu vurguladı.

“Kardeşlik, farklılıklara rağmen birlikte yaşayabilmektir”

Toplumsal dayanışmanın önemine de değinen Canpolat, kardeşliğin herkesin aynı düşünmesi anlamına gelmediğini belirtti.

Canpolat, farklı düşüncelere, kimliklere ve yaşam biçimlerine rağmen ortak bir yaşam iradesinin korunabilmesinin demokratik toplumların en önemli özelliklerinden biri olduğunu ifade etti.

“Kardeşlik; aynı düşünmek değil, farklı düşüncelere rağmen birlikte yaşayabilmektir.” değerlendirmesinde bulunan Canpolat, farklılıkların toplumsal ayrışmanın değil, ortak kültürün ve medeniyetin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini belirtti.

Dünyadaki barış süreçlerine dikkat çekti

Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çatışmaların ardından yürütülen barış süreçlerinin de önemli dersler içerdiğini belirten Canpolat, kalıcı çözümlerin şiddet yerine diyalog ve demokratik müzakere yoluyla aranması gerektiğini ifade etti.

Canpolat, uzun süreli çatışmaların sona erdirilmesinde karşılıklı güven, sabır, diyalog ve güçlü demokratik kurumların belirleyici olduğunu söyledi.

Toplumsal sorunların çözümünde ortak aklın önemine dikkat çeken Canpolat, demokratik müzakere kanallarının açık tutulmasının kalıcı çözümler açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti.

Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi

Canpolat açıklamasının önemli bir bölümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesine de yer verdi.

Bu sözün yalnızca bir dış politika yaklaşımı olmadığını belirten Canpolat, Atatürk’ün barış anlayışının toplumsal huzur, hukuk devleti, demokratik yaşam, insan haklarına saygı, uluslararası iş birliği ve ortak gelecek anlayışını kapsayan evrensel bir vizyon taşıdığını ifade etti.

Türkiye’nin demokratik gelişimi ve uluslararası konumu açısından bu anlayışın bugün de önemini koruduğunu belirten Canpolat, ülkenin en önemli güçlerinden birinin genç nüfusu olduğunu vurguladı.

“Ortak gelecek için demokratik uzlaşma”

Çerçeve Yasa’ya ilişkin değerlendirmesinde Canpolat, Türkiye’nin farklılıklarını çatışma konusu olmaktan çıkararak ortak bir gelecek anlayışı etrafında buluşturması gerektiği mesajını verdi.

Canpolat’ın açıklamasında öne çıkan başlıklar arasında eşit yurttaşlık, hukuk devleti, demokrasi, insan hakları, toplumsal dayanışma, ekonomik kalkınma ve kalıcı barış yer aldı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Türkiye’nin geleceğinin toplumsal kutuplaşmadan değil, demokratik uzlaşma, ortak akıl ve eşit yurttaşlık temelinde kurulması gerektiğini savundu.

Toplam okuma süresi0 dk · 0 oturum
Sıradaki HaberKanlıkavak’ta Bisikletli Zabıta Denetimi

Yorumlar

0 yorum