Daikin Türkiye, klima kullanımına ilişkin en sık karşılaşılan 10 yanılgıyı ve bunların doğrularını paylaştı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, iklimlendirme sistemleri hakkında kulaktan kulağa yayılan bazı kökleşmiş yanlış inanışlar hem kullanıcı sağlığını olumsuz etkiliyor hem de gereksiz enerji tüketimine yol açarak bütçeleri zorluyor.
Daikin Türkiye'nin uzmanları, 100 yılı aşkın tecrübesiyle doğru iklimlendirme kültürünü yaygınlaştırmayı ve enerji verimliliğini artırmayı misyon edinerek, tüketicilerin doğru kullanım alışkanlıklarıyla maksimum konfor elde edebilmesi için klima kullanımına ilişkin en sık karşılaşılan yanılgıları paylaştı.
Buna göre, "klimanın doğrudan hastalığa neden olduğu" düşüncesi en yaygın yanlış olarak öne çıkıyor. Asıl sorun ise yanlış sıcaklık, doğrudan hava akımına maruz kalmak ve bakımsız filtreler olarak dikkati çekiyor. Doğru kullanılan bir klima, havadaki toz ve alerjenleri filtreleyerek iç ortam kalitesini artırıyor.
İkinci yanlış ise "serinlemek için soğuk havanın doğrudan kişilerin üzerine gelmesi gerektiği" inancı oluyor. Uzun süreli maruziyet kas tutulması ve üşütmeye yol açabiliyor, ideal olan ise havanın tavana paralel üflenerek odaya homojen dağılması olarak öne çıkıyor. İç ortam konforu yalnızca düşük sıcaklıktan değil, dengeli hava dağılımından da etkileniyor.
"Dereceyi düşürmek" odayı daha hızlı soğutmuyor
"Düşük dereceye ayarlamanın odayı daha çabuk soğutacağı" düşüncesi üçüncü sırada yer alırken, cihazın kapasitesine bağlı ideal aralık 23-24 derece olarak öne çıkıyor.
"Tasarruf için klimayı sık sık açıp kapatmak gerektiği" inancı da yanlış inanışlar arasında bulunuyor. Cihaz her açıldığında en çok enerjiyi harcıyor, Daikin inverter klimalar ise sabit sıcaklığı minimum enerjiyle korurken, yüksek enerji tasarrufu sayesinde bütçeyi de koruyor.
"Sürekli en yüksek fan hızının daha iyi olduğu" düşüncesi de dengeyi bozup gürültüyü artırırken, otomatik fan modu hızı kendisi ayarlıyor.
"Uyurken klimayı açık bırakmanın zararlı ve masraflı olduğu" düşüncesi de yanlış inanışlar arasında yer alıyor. "Uyku Modu" sıcaklığı gece boyunca otomatik ayarlayarak hem üşümeyi hem gereksiz tüketimi önlüyor.
Uzmanlar, "Kapasite (BTU) ne kadar büyükse o kadar iyidir" varsayımının yanlış inanışlar arasında öne çıktığını belirterek, doğru kapasitenin mekanın metrekaresi ve yalıtımına göre keşif sonucunda belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.
"Klimanın yalnızca yazın kullanıldığı düşüncesi", "bakımın yalnızca arıza halinde gerektiği" ve "filtre temizliğinin tümüyle servise bırakılması gerektiği" gibi düşünceler de yanlış inanışlar arasında yer alıyor.
Uzmanlar, klimadan en yüksek verimi almanın yolunun, yüksek teknolojili cihazlar kadar doğru kullanım alışkanlıklarından geçtiğine işaret ediyor.
İdeal sıcaklık aralığını korumak, cihazı sabit bir derecede çalıştırmak, otomatik modlardan yararlanmak ve periyodik bakımı ihmal etmemek hem konforu artırıyor hem de enerji tüketimini gözle görülür biçimde azaltıyor.
Yorumlar
0 yorum