IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Üst Yöneticisi (CEO) Murat Çiftçi, gelecek dönemde deniz taşımacılığı sigortası (marine sigortaları) kapsamında siber riskler, çevresel sorumluluklar ve dijital altyapılara yönelik yeni teminat ihtiyaçlarının öne çıkacağını belirtti.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, dünya ticaretinin omurgasını oluşturan deniz taşımacılığı, son yıllarda yalnızca ekonomik gelişmelerden değil jeopolitik ve çevresel risklerden de doğrudan etkileniyor.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerinde, küresel ticaret hacminin yüzde 80'inden fazlasının deniz yoluyla gerçekleştirildiği anlaşıldı. Bu nedenle deniz taşımacılığında yaşanan her aksama, üretimden enerjiye, perakendeden sanayiye kadar birçok sektörde maliyet artışlarına ve tedarik zincirinde kesintilere neden olabiliyor.
Deniz taşımacılığı sigortası, yalnızca yüklerin güvence altına alınmasını değil ticaretin kesintisiz devamını destekleyen stratejik bir risk yönetimi aracı olarak öne çıkıyor.
Son dönemde Kızıldeniz'de yaşanan güvenlik sorunları, Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik gerilimler, Panama Kanalı'nda kuraklık nedeniyle uygulanan geçiş kısıtlamaları ve dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen liman yangınları, küresel lojistik risklerini önemli ölçüde artırdı.
Birçok uluslararası denizcilik şirketinin Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu rotasını tercih etmesi taşıma sürelerini uzatırken navlun maliyetlerini de yükseltti.
Deniz taşımacılığında yaşanan gelişmeler, marine sigortaları açısından da risk değerlendirme kriterlerinin yeniden şekillenmesine neden oluyor.
"Yalnızca sigorta primleri değil risk yönetimi anlayışı da değişti"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Murat Çiftçi, deniz taşımacılığında yaşanan dönüşümün yalnızca sigorta primlerini değil, risk yönetimi anlayışını da değiştirdiğini belirterek şirketlerin yeni döneme daha hazırlıklı olması gerektiğine dikkati çekti.
Daha önce ağırlıklı olarak gemi kazaları, yük hasarları veya olumsuz hava koşulları gibi operasyonel riskler konuşulurken halihazırda jeopolitik gelişmeler, iklim değişikliğinin etkileri, liman operasyonlarında yaşanan kesintiler, siber tehditler ve tedarik zinciri kırılmalarının aynı anda değerlendirilmesi gereken çok katmanlı riskler oluşturduğunu aktaran Çiftçi, "Artık risk yalnızca geminin güvenli şekilde limana ulaşmasıyla sınırlı değil, tedarik zincirinin her halkası, sigorta açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken bir risk alanına dönüştü. Bu nedenle şirketlerin yalnızca yüklerini değil, tedarik zinciri sigortası yaklaşımını da kapsayan bütüncül çözümlere yönelmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Çiftçi, deniz taşımacılığında artan belirsizliklerin sigorta sektörünü de dönüştürdüğüne işaret ederek, marine sigortalarının artık yalnızca hasar sonrasında devreye giren bir güvence olmadığını kaydetti.
Halihazırda şirketler için önemli olanın, yalnızca doğru poliçeye sahip olmak değil, faaliyet gösterdikleri rotalar, limanlar, yük türleri ve operasyonel süreçlerin bütüncül şekilde analiz edilmesi olduğuna dikkati çeken Çiftçi, sigorta sektörünün de bu dönüşüme uyum sağlayarak müşterilerine sadece teminat sunan değil, risklerini analiz eden ve yöneten iş ortağı haline geldiğini vurguladı.
Çiftçi, özellikle uluslararası ticaret yapan şirketlerin faaliyet gösterdikleri coğrafyalardaki gelişmeleri yakından takip etmeleri gerektiğini belirterek, değişen risklere uygun sigorta programlarının düzenli olarak gözden geçirilmesinin önem kazandığını aktardı.
Kızıldeniz'de yaşanan güvenlik sorunlarının ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimlerin yalnızca lojistik sektörünü değil, küresel sigorta piyasalarını da doğrudan etkilediğini anlatan Çiftçi, savaş riski primlerinden teminat kapsamlarına kadar birçok başlıkta önemli değişiklikler yaşandığını ifade etti.
Çiftçi, sigorta şirketlerinin, artık yalnızca gemiyi veya taşınan yükü değerlendirmediğini kaydederek, "Geminin izleyeceği rota, uğrayacağı limanlar, bölgedeki siyasi gelişmeler, iklim verileri, alternatif tedarik senaryoları ve şirketlerin kriz yönetimi planları da risk analizinin önemli parçaları haline geldi." değerlendirmesini yaptı.
Jeopolitik risklerin giderek arttığını, şirketlerin bu değişkenleri dikkate alan sigorta çözümlerine olan ihtiyacının her geçen gün büyüdüğüne işaret eden Çiftçi, "Özellikle yüksek riskli bölgelerde faaliyet gösteren şirketler için standart poliçeler yerine operasyonun niteliğine uygun, esnek ve uluslararası kapasiteyle desteklenen çözümler büyük önem taşıyor." yorumunu yaptı.
Çiftçi, gelecek dönemde siber riskler, çevresel sorumluluklar ve dijital altyapılara yönelik tehditlerin marine sigortalarının en önemli gündem maddeleri arasında yer alacağını vurgulayarak, "Otonom gemiler, yapay zekâ destekli rota planlamaları, dijital liman yönetim sistemleri ve akıllı lojistik uygulamaları sektörün verimliliğini artırırken yeni risk alanlarını da beraberinde getiriyor. Bunun yanında ESG uyumluluğu, karbon emisyonlarına ilişkin düzenlemeler ve çevresel sorumluluklar da şirketlerin sigorta ihtiyaçlarını yeniden şekillendiriyor." ifadelerini kullandı.
Müşterilere yalnızca poliçe sunmadıklarına, faaliyet gösterilen sektör, ticaret rotası ve operasyonel yapıya özel risk analizleri gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Çiftçi, "Hedefimiz, müşterilerimizin yalnızca bugünkü risklerine değil, önümüzdeki dönemde karşılaşabilecekleri risklere de bugünden hazırlıklı olmalarını sağlamak. Güçlü uluslararası işbirliklerimiz sayesinde farklı sektörlere ve faaliyet alanlarına özel çözümler geliştiriyor, şirketlerin değişen küresel risk ortamına güvenle uyum sağlamalarına destek oluyoruz." dedi.
Çiftçi, deniz taşımacılığında rekabet avantajının artık yalnızca ürünleri daha hızlı teslim etmekle sınırlı olmadığını belirterek, riskleri doğru yönetebilen şirketlerin küresel pazarda daha güçlü konuma ulaşacağını vurgulayarak, sigortanın bu sürecin ayrılmaz parçası haline geldiğini aktardı.
Yorumlar
0 yorum