YEREL GÜNDEM

Müftüoğlu’ndan Sevr’in Yıl Dönümünde “Lozan” Çıkışı

Tarih11 Ağustos 2026 13:14 Okuma2 dk Görüntülenme67
Müftüoğlu’ndan Sevr’in Yıl Dönümünde “Lozan” Çıkışı

ANKARA – CHP Onur Kurulu Üyesi Buket Müftüoğlu, Sevr Antlaşması’nın 106’ncı yıl dönümünde yaptığı açıklamada, TBMM gündemindeki “Terörsüz Türkiye” süreci ve çerçeve yasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Müftüoğlu, söz konusu tartışmaların Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi, egemenlik anlayışı ve üniter devlet yapısı bağlamında ele alınması gerektiğini savundu.

“SEVR’İ REDDEDEN, LOZAN’LA BAĞIMSIZLIĞINI TESCİL EDEN CUMHURİYET”

Sevr Antlaşması’nı Türk milletinin parçalanmasını hedefleyen bir dayatma olarak nitelendiren Müftüoğlu, Lozan Barış Antlaşması’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş iradesinin uluslararası alanda tescili olduğunu belirtti.

CHP’nin Altı Ok ilkeleri ile Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi arasındaki tarihsel bağa dikkat çeken Müftüoğlu, Kemalizm’in Cumhuriyet’in kuruluş kodlarının oluşmasında belirleyici olduğunu ifade etti. Müftüoğlu, Kuvayı Milliye ve Müdafaa-i Hukuk ruhunun Sevr’e karşı verilen mücadelenin temel unsurlarından olduğunu savundu.

“TÜRK MİLLETİ ORTAK VATAN İRADESİDİR”

Açıklamasında vatandaşlık ve millet kavramlarına da değinen Müftüoğlu, “Türk milleti” tanımının farklı etnik kökenlerden yurttaşları ortak vatan çatısı altında kapsadığını söyledi.

Kürt vatandaşlarla PKK’nın özdeşleştirilmesine karşı çıkan Müftüoğlu, terör örgütünün Türkiye’de yaşayan Kürt vatandaşların temsilcisi olarak gösterilemeyeceğini belirterek, terörün mağdurlarının farklı etnik kökenlerden olduğunu vurguladı.

“SORUN HUKUKUN UYGULANMASIDIR”

Müftüoğlu, “eşit yurttaşlık” tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki vatandaşlık tanımının açık olduğunu savundu. Sorunun vatandaşların kanun önünde eşitsizliği değil, hukuk ve adalet mekanizmalarının uygulanmasındaki sorunlar olduğunu ileri sürdü.

CHP’DE 2010 KIRILMASI ELEŞTİRİSİ

CHP’nin son yıllardaki ideolojik dönüşümüne ilişkin de görüşlerini açıklayan Müftüoğlu, 2010 yılını parti açısından önemli bir kırılma noktası olarak değerlendirdi.

Müftüoğlu, CHP’nin kurucu ilkelerinden uzaklaştırıldığını ve Altı Ok’un parti içerisindeki belirleyiciliğinin zayıflatıldığını savunarak, Cumhuriyetçi kadroların bu süreçte etkisizleştirildiğini ileri sürdü.

CHP içindeki güncel tartışmalara da değinen Müftüoğlu, siyasi tutumların kişilere yönelik bağlılık veya karşıtlık üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, partinin kurucu ilkelerinden ve siyasi omurgasından koparılmaması çağrısında bulundu.

“ÇERÇEVE YASA KURULUŞ İLKELERİYLE DOĞRUDAN TEMAS EDİYOR”

“Terörsüz Türkiye” başlığı altında TBMM gündemine gelen çerçeve yasa tartışmalarına da değinen Müftüoğlu, düzenlemenin yalnızca terörle mücadele kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Müftüoğlu, 10 Ağustos tarihinin Sevr Antlaşması’nın yıl dönümü olmasıyla TBMM gündemindeki düzenlemenin zamanlaması arasında siyasi bir anlam bulunduğunu savundu. Düzenlemenin Türkiye’nin egemenlik anlayışı, vatandaşlık tanımı ve üniter devlet yapısıyla doğrudan ilişkili sonuçlar doğurabileceği görüşünü dile getirdi.

“HAKİMİYET MİLLETİNDİR”

Türkiye’nin ve CHP’nin içinde bulunduğu sürecin popülist yaklaşımlarla değil, tarihsel ve objektif bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Müftüoğlu, TBMM’de görev yapan milletvekillerine tarihsel sorumluluk çağrısında bulundu.

Müftüoğlu açıklamasının sonunda, “Hakimiyet milletindir” vurgusu yaparak, Meclis’te alınacak kararların gelecek kuşaklar açısından da önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti ve sözlerini “Biz daha son sözümüzü söylemedik” diyerek tamamladı.

Toplam okuma süresi0 dk · 0 oturum
Sıradaki HaberKaracabey’de Gençlerin Gelecek Rotasına Uzman Desteği

Yorumlar

0 yorum